Veli toplantılarının çoğu aynı şekilde geçer. Sıranız gelir, öğretmen nasıl gidiyor sorusuna iyi gidiyor, biraz daha çalışması lazım der, siz teşekkür edip çıkarsınız. On dakika sonra arabada, aslında hiçbir şey öğrenmediğinizi fark edersiniz.
Bunun sebebi öğretmenin ilgisizliği değildir. Öğretmen kısıtlı sürede otuz veliyle görüşür ve soru sorulmadığında genel bir değerlendirme yapmaktan başka seçeneği kalmaz. Somut soru, somut cevap getirir. Bu yazıda toplantıdan gerçekten bilgiyle çıkmanın yolunu anlatıyoruz.
Toplantıdan Önce On Dakikalık Hazırlık
Görüşmeye hazırlıksız gitmek, en sık yapılan hatadır. Toplantıdan önce ayıracağınız on dakika, görüşmenin tamamını değiştirir.
Önce çocuğun son iki yazılısına ve varsa deneme sonuçlarına bakın. Hangi derste düşüş var, hangi derste beklenenin üstünde bir sonuç çıkmış? İkisi de sorulmaya değerdir; sadece kötü gidene odaklanan bir görüşme eksik kalır.
Sonra evde gözlemlediğiniz bir iki somut şeyi not edin: hangi dersin ödevi hep en sona kalıyor, hangi dersten hiç bahsetmiyor, hangi gün okula gitmek istemiyor. Bu gözlemler öğretmen için değerlidir, çünkü evde olanı okulda göremez.
Son olarak, toplantıya iki üç soruyla gidin. On soru sormaya çalışmak süreyi böler ve hiçbirine doyurucu cevap alamazsınız. Az sayıda ama net soru daha çok bilgi getirir.
Sorulacak Sorular
Aşağıdaki sorular, iyi gidiyor cevabını somut bilgiye çeviren sorulardır. Hepsini sormanız gerekmez; çocuğunuzun durumuna uyan üç dört tanesini seçin.
- Derste soru soruyor mu, yoksa hiç konuşmuyor mu? Bu, sınıf içindeki güven düzeyi hakkında not ortalamasından daha çok şey söyler.
- Sınıfın genel seviyesine göre nerede duruyor? Not tek başına bir şey ifade etmez; sınıfın ortalamasına göre konumu bilgi verir.
- Son yazılıda en çok hangi konudan kaybetti? Bu soru, evde neyi çalışacağınızı doğrudan söyler.
- Ödevlerini zamanında ve tam mı getiriyor? Evdeki gözlemle okuldaki gözlem çoğu zaman uyuşmaz ve fark tam da burada ortaya çıkar.
- Derste dikkati ne kadar sürüyor, hangi anlarda dağılıyor? Öğretmenin bu konudaki gözlemi, evdeki çalışma düzenini kurmakta işe yarar.
- Kimlerle oturuyor, sınıf içinde sosyal olarak nasıl? Akademik olmayan ama ortaokulda akademik sonucu doğrudan etkileyen bir soru.
- Bu dönem sizce hangi tek şeye odaklanmalı? Öğretmeni öncelik belirlemeye davet eder ve genellikle en faydalı cevap buradan çıkar.
Son soru özellikle önemlidir. Çoğu veli neyi düzeltmesi gerektiğini uzun bir liste hâlinde alır ve hiçbirini uygulayamaz. Tek bir öncelik istemek, uygulanabilir bir çıktı verir.
Sormaktan Kaçınılması Gereken İki Şey
Birincisi, diğer öğrencilerle isim üzerinden karşılaştırma. Falanca çocuk kaç aldı sorusunun cevabı zaten verilemez ve görüşmenin tonunu bozar. Sınıf ortalaması sormak meşrudur, isim sormak değildir.
İkincisi, öğretmenin yöntemini eleştirerek açılış yapmak. Bir sorununuz olsa bile görüşmeyi eleştiriyle başlatmak savunma refleksi doğurur. Aynı şeyi soru hâline getirmek çok daha etkilidir: çocuğumun bu konuyu takip etmekte zorlandığını görüyorum, sınıfta nasıl ilerliyorsunuz?
Kalabalık Toplantı Yetmiyorsa Bireysel Görüşme İsteyin
Genel veli toplantısı, kısa ve kalabalık olduğu için derinlemesine konuşmaya uygun değildir. Konuşulacak ciddi bir konu varsa ayrı bir görüşme istemek en doğrusudur ve öğretmenlerin çoğu buna açıktır.
Bireysel görüşme talebini toplantı sırasında iletmek pratik olur: birkaç konuyu ayrıntılı konuşmak istiyorum, uygun bir gün ayarlayabilir miyiz? Bu cümle hem nazik hem de nettir.
Rehber öğretmen de unutulmamalıdır. Özellikle dikkat, motivasyon ve sosyal uyum başlıklarında rehberlik servisi, branş öğretmeninden daha geniş bir resim görür.
Toplantıdan Sonra Ne Yapılmalı?
Görüşmenin çıktısını aynı gün yazın. Aradan bir hafta geçtiğinde hatırlanan tek şey genellikle iyi gidiyor olur; oysa toplantıda çok daha spesifik şeyler konuşulmuştur.
Sonra tek bir eyleme indirin. Üç öğretmenden altı öneri geldiyse, önümüzdeki iki hafta için bunlardan yalnızca birini uygulayın. Aynı anda her şeyi değiştirmeye çalışmak, hiçbirini değiştirmemekle sonuçlanır.
Son olarak çocukla konuşmayı sorgu hâline getirmeyin. Öğretmenin dediklerini sıralamak yerine tek bir şeye odaklanan bir cümle çok daha iyi çalışır: matematikte kesirlerin biraz eksik kaldığını konuştuk, bu iki hafta ona bakalım mı? Bu yaklaşım, çalıştığı hâlde notları yükselmeyen öğrenci tablosunda özellikle işe yarar.
Sonuç
Veli toplantısının boşa geçmesinin sebebi öğretmen değil, soru sorulmamasıdır. Toplantı öncesi on dakikalık hazırlık, seçilmiş üç dört somut soru ve sonunda sorulan bu dönem hangi tek şeye odaklanmalı sorusu, görüşmeyi genel bir sohbetten uygulanabilir bir plana çevirir. Sonrasında da çıktıyı aynı gün yazmak ve tek bir eyleme indirmek gerekir. Arc Akademi olarak öğrencilerimizin okul yazılılarını ve öğretmen geri bildirimlerini haftalık koçluk görüşmelerinde ele alıyor, konuşulanı somut bir çalışma planına dönüştürüyoruz.
Sıkça Sorulan Sorular
Veli toplantısında kaç soru sormalıyım?
Üç dört soru yeterlidir. Kısıtlı sürede on soru sormaya çalışmak süreyi böler ve hiçbirine doyurucu cevap alınmaz. Az sayıda ama somut soru, iyi gidiyor cevabını kırar.
Öğretmen sadece iyi gidiyor diyorsa ne yapmalıyım?
Soruyu daraltın. Son yazılıda en çok hangi konudan kaybetti, derste soru soruyor mu, sınıf ortalamasına göre nerede duruyor gibi sorular somut cevap almanızı sağlar. Görüşmeyi bu dönem sizce hangi tek şeye odaklanmalı sorusuyla kapatmak da genellikle en faydalı cevabı getirir.
Öğretmenden ayrı bir görüşme istemek doğru olur mu?
Evet, öğretmenlerin çoğu buna açıktır. Genel toplantı kalabalık ve kısa olduğu için derinlemesine konuşmaya uygun değildir. Talebi toplantı sırasında nazikçe iletmek en pratik yoldur.
Toplantıda konuşulanları çocuğuma nasıl aktarmalıyım?
Öğretmenlerin söylediklerini sıralamak yerine tek bir konuya odaklanan bir cümle kurun. Birkaç haftalık tek bir hedef, uzun bir eleştiri listesinden çok daha uygulanabilirdir.
Çocuğunuz için doğru başlangıcı yapın
Ücretsiz deneme dersi ve danışmanlıkla çocuğunuza en uygun programı birlikte belirleyelim.
