Okulun ilk iki haftasında evlerde en sık duyulan cümlelerden biri şudur: 'Matematik öğretmenini sevmedim.' Bazen buna 'çok bağırıyor', 'anlatmıyor', 'bize haksızlık yapıyor' gibi eklemeler gelir.
Velinin ilk refleksi genellikle iki uçtan biri olur: ya çocuğun tarafını tutup öğretmeni eleştirmek, ya da 'saygısızlık etme' diyerek konuyu kapatmak. İkisi de aynı sonuca çıkar — çocuk bir daha o konuyu açmaz ve altında ne olduğu öğrenilemez.
Bu Cümlenin Altında Ne Var?
'Öğretmenimi sevmedim' cümlesi ortaokulda genellikle öğretmenle ilgili değildir. Altından en sık çıkan dört şey şudur:
- Anlamama: yeni öğretmenin anlatım hızı ya da tarzı farklıdır, öğrenci geride kalmıştır ve bunu 'sevmedim' diye ifade eder
- Karşılaştırma: geçen yılki öğretmenle kıyaslama yapılmaktadır, özellikle sevilen bir öğretmenden sonra
- Görünmezlik: derste söz alamamak, ismi bilinmemek, kalabalıkta kaybolmak
- Tek bir olay: ilk günlerde yaşanan bir uyarı ya da azarlanma tüm ilişkiyi belirlemiştir
Bunların hiçbiri 'öğretmen kötü' anlamına gelmez ve dördünün çözümü birbirinden farklıdır. Bu yüzden ilk yapılacak iş yorum yapmak değil, hangisi olduğunu bulmaktır.
Nasıl Sorulmalı?
'Neden sevmedin?' sorusu genellikle 'bilmiyorum, işte sevmedim' cevabını alır. Daha iyi sonuç veren sorular somut ve olaya bağlı olanlardır:
- Bugün derste ne oldu?
- Anlatırken anlıyor musun, nerede kopuyorsun?
- Sınıfta soru sorabiliyor musun?
- Geçen yılki öğretmenden farkı ne?
Bu soruların amacı öğretmeni yargılamak değil, çocuğun derste yaşadığı deneyimi görünür kılmaktır. Çocuğunuz okul gününü genel olarak anlatmıyorsa, çocuğum okuldan hiçbir şey anlatmıyor yazısındaki yaklaşım burada da işe yarar.
Velinin Söylememesi Gereken İki Şey
Birincisi öğretmen hakkında olumsuz yorum. 'Evet, o öğretmen zaten böyleymiş' cümlesi kısa vadede çocuğu rahatlatır ama uzun vadede dersi bitirir. Bir kez öğretmenin yetersiz olduğuna ikna olan öğrenci, o dersteki başarısızlığını açıklayacak hazır bir sebebe kavuşur ve çabalamayı bırakır.
İkincisi konuyu kapatan cümleler: 'Sevmek zorunda değilsin', 'Herkes uyum sağlıyor sen de sağla'. Bunlar doğru olabilir ama söylendiği anda çocuğun anlattığı sorun kaybolur ve altındaki gerçek sebep hiç ortaya çıkmaz.
Bunların yerine işe yarayan cümle şudur: 'Anladım. Peki derste ne oluyor?' Konuyu öğretmenden derse çevirmek, sohbeti çözülebilir bir yere taşır.
Sorun Anlamamaksa
En sık çıkan sebep budur ve iyi haber şu ki en kolay çözülenidir. Öğrenci yeni öğretmenin anlatım hızına ya da soru tarzına alışamamıştır.
Yapılacaklar sırayla: önce dersin defterinin düzenli tutulup tutulmadığına bakın — anlatım hızlıysa not tutamamak yaygındır ve akşam tekrar imkânsız hâle gelir (defter düzeni). Sonra o dersin konusunu evde başka bir kaynaktan destekleyin; aynı konuyu ikinci bir anlatımdan dinlemek çoğu zaman tıkanmayı açar.
Bu yeterli olmuyorsa ve öğrenci derste sürekli geride kalıyorsa, o derste hedefli bir destek düşünülebilir. Konu eksiği söz konusuysa özel ders doğru araçtır; sorun derse tutunamamaksa önce çalışma düzenine bakmak gerekir.
Sorun Tek Bir Olaysa
İlk haftalarda yaşanan bir uyarı, bazen tüm yılın algısını belirler. Burada yapılacak şey olayı büyütmeden konuşmaktır: ne oldu, öğretmen ne dedi, sen ne yaptın?
Çocukların anlatımında kendi payı genellikle eksik kalır — bu yalan söylemek değil, olayı kendi açısından hatırlamaktır. Sorular yargılamadan sorulduğunda eksik kısım çoğu zaman kendiliğinden gelir.
Ciddi bir durum söz konusuysa (aşağılanma, sürekli hedef alınma, fiziksel müdahale) beklemeye gerek yoktur; doğrudan okul yönetimiyle görüşülür.
Öğretmenle Görüşmenin Doğru Zamanı ve Biçimi
İlk hafta görüşmek erkendir; öğretmen henüz çocuğunuzu tanımamıştır. Üç-dört hafta sonra yapılan görüşme, karşılıklı gözlem oluştuğu için çok daha verimlidir.
Bu yıl görüşmeler Okul Randevu Sistemi üzerinden planlanıyor (nasıl işlediği burada). Randevuya giderken hazırlıklı gitmek, kısa süreden verim almanın tek yoludur.
Görüşmede kurulacak dil önemlidir. 'Çocuğum sizi sevmiyor' cümlesi savunma refleksi doğurur. Bunun yerine gözleme dayalı ve çözüme dönük bir giriş işe yarar: 'Bu derste zorlandığını görüyorum, sizin gözleminiz ne yönde?' Sorulacak diğer sorular için veli toplantısında öğretmene sorulacak sorular yazısına bakabilirsiniz.
Ne Zaman Kendiliğinden Geçer?
Vakaların önemli bir kısmı ekim ortasına doğru kendiliğinden çözülür. Öğrenci öğretmenin tarzına alışır, ilk yazılıyı geçer, derse tutunur ve konu kapanır.
Geçmediğini gösteren işaretler: o derse ait ödevlerin sistematik olarak yapılmaması, o dersin gününde okula gitme isteksizliği ve o dersteki notların diğerlerinden belirgin biçimde ayrışması. Bu işaretler ekim sonunda hâlâ duruyorsa konu artık 'sevmemek' değildir ve okulla görüşmek gerekir.
Sonuç
'Öğretmenimi sevmedim' cümlesi ortaokulda ilk haftaların olağan cümlesidir ve çoğu zaman öğretmenle değil, anlamamakla, karşılaştırmayla ya da tek bir olayla ilgilidir. Velinin işi taraf tutmak ya da konuyu kapatmak değil, hangisi olduğunu bulmaktır. Konuşmayı öğretmenden derse çevirmek, hem sebebi ortaya çıkarır hem çözülebilir bir zemin kurar. Öğretmenle görüşme için ise ilk hafta değil, gözlemlerin oluştuğu üçüncü-dördüncü hafta doğru zamandır.
Son güncelleme: 3 Eylül 2026.
Sıkça Sorulan Sorular
Çocuğum öğretmenini sevmiyorsa öğretmenle görüşmeli miyim?
Evet, ama ilk hafta değil. Öğretmenin çocuğunuzu tanıması için üç-dört hafta gerekir; bu süreden sonra yapılan görüşme karşılıklı gözleme dayanır ve verimli olur. Görüşmede öğretmeni suçlayan bir dil savunma refleksi doğurduğu için, çocuğun derste zorlandığını belirtip öğretmenin gözlemini sormak daha iyi sonuç verir.
Çocuğumun yanında öğretmeni eleştirmem sorun olur mu?
Evet, en çok zarar veren tepkilerden biridir. Öğretmenin yetersiz olduğuna ikna olan öğrenci, o dersteki başarısızlığını açıklayacak hazır bir sebep kazanır ve çabalamayı bırakır. Kısa vadede çocuğu rahatlatan bu cümle, uzun vadede dersi kaybettirir.
Bu şikâyet ne zaman ciddiye alınmalı?
İlk iki hafta beklemek doğrudur, çoğu vaka ekim ortasında kendiliğinden çözülür. Ancak o derse ait ödevler sistematik olarak yapılmıyorsa, o dersin gününde okula gitme isteksizliği varsa ya da o dersin notu diğerlerinden belirgin biçimde ayrışıyorsa konu artık sevmemek değildir ve okulla görüşmek gerekir. Aşağılanma veya fiziksel müdahale söz konusuysa beklenmez.
Çocuğunuz için doğru başlangıcı yapın
Ücretsiz deneme dersi ve danışmanlıkla çocuğunuza en uygun programı birlikte belirleyelim.
