Ortaokul velisinden en sık duyulan cümlelerden biri şudur: matematikten özel ders alsın. Bu cümle çoğu zaman bir yazılı sonucunun hemen ardından kurulur ve iyi niyetlidir. Ancak matematikte özel dersin işe yarayıp yaramayacağını belirleyen şey dersin alınıp alınmaması değil, hangi noktadan başladığıdır.
Matematik, ortaokulun en birikimli dersidir. Bir konuyu anlamamak yalnızca o konuyu kaybettirmez; onun üstüne kurulan sonraki dört beş konuyu da kaybettirir. Bu yüzden matematikte özel ders, sınıfta işlenen konuyu ikinci kez anlatmak değil, kopmanın nerede başladığını bulup oradan yukarı örmektir. Bu yazıda özel dersin gerçekten gerektiğini gösteren işaretleri, dersin nereden başlaması gerektiğini ve verimi düşüren yaygın hataları anlatıyoruz.
Matematikte Sorun Nerede Başlar?
Ortaokul matematiği zincir gibi ilerler. Kesirlerde sayı hissi oturmamış bir öğrenci ondalık gösterimde zorlanır; orada zorlanan öğrenci oran ve yüzde konusunda tıkanır; oran mantığı kurulmamış bir öğrenci cebirsel ifadelerde ve denklemde ne yaptığını anlamadan işlem yapar. Sekizinci sınıfta çözülemeyen bir denklem sorusunun kökü, çoğu zaman altıncı sınıfta atlanmış bir kesir konusudur.
Bunun pratik sonucu şudur: notu düşüren konu ile sorunun kaynağı olan konu genellikle aynı değildir. Veli son yazılıya bakar ve o üniteye takılır; oysa çalışılması gereken yer bir iki yıl geridedir. Özel dersin ilk katkısı da burada ortaya çıkar. Yirmi beş kişilik bir sınıfta öğretmenin yapamayacağı tek şey, tek bir öğrencinin zincirinde kopan halkayı aramaktır.
İkinci bir nokta hız meselesidir. Bazı öğrenciler konuyu bilir ama işlem hızları düşük olduğu için yazılıda ve denemede soruların yarısına yetişemez. Bu, anlamama değil otomatikleşmeme sorunudur ve çözümü konu anlatımı değil, planlı tekrar ve soru çözümüdür. İkisini birbirine karıştırmak aylarca yanlış işe emek harcamak demektir; bu ayrımı soruları yavaş çözen öğrenci yazısında ayrıca ele aldık.
Özel Dersin Gerektiğini Gösteren Dört İşaret
Birincisi, öğrencinin ödevi tek başına başlatamamasıdır. Sorunun ne istediğini anlamayan bir öğrenci başlayamaz; başlayamadığı için erteler ve bu dışarıdan isteksizlik gibi görünür. Yanına oturup ödevin ilk sorusunu birlikte okumak bu ayrımı beş dakikada yapar: ne yapacağını biliyor ama üşeniyorsa mesele düzendir, ne istendiğini anlamıyorsa mesele akademiktir.
İkincisi, düşüşün tek bir derste toplanmasıdır. Bütün derslerde aynı anda gerilemiş bir öğrencide sorun çoğu zaman çalışma düzeni, uyku ya da motivasyondur. Düşüş yalnızca matematikte ise orada kapanmamış somut bir konu vardır.
Üçüncüsü, doğru cevabın nasıl bulunduğunun açıklanamamasıdır. Öğrenciye çözdüğü soruyu anlattırın. Sonucu doğru bulup da adımı açıklayamıyorsa öğrendiği şey kalıptır; kalıp, soru biraz değiştiğinde çöker. Bu, yazılı notu idare ederken deneme netlerinin düşük kalmasının en yaygın sebebidir.
Dördüncüsü, derse karşı duygusal bir savunmanın oluşmasıdır. Ben matematikçi değilim, bende matematik zekâsı yok gibi cümleler bir yetenek beyanı değil, tekrarlanan başarısızlığın kurduğu bir korumadır. Bu noktada birebir ders yalnızca akademik değil psikolojik olarak da işe yarar, çünkü sınıfta soru sormaya çekinen öğrenci karşısında tek kişi olduğunda konuşur. Tablo tamamen kaygıya döndüyse önce ona bakmak gerekir: matematik kaygısı.
Önce Teşhis: Ders Hangi Konudan Başlamalı?
İyi bir matematik özel dersi konu anlatımıyla değil, ölçümle başlar. Amaç tek bir soruya cevap vermektir: zincir nerede kopmuş?
Bunu evde kabaca yapmanın bir yolu var. Son iki yazılıyı ve son bir ayın ödevlerini yan yana koyun, yanlışları konu başlığına göre gruplayın. Çoğu öğrencide üç dört konu, yanlışların büyük bölümünü açıklar. Ardından o konuların bir alt basamağını yoklayın: cebirde tıkanıyorsa dört işlem önceliği ve kesirlerle işlem, geometride tıkanıyorsa açı ve alan temelleri.
Dersin başında yapılan bu tespit sonraki üç ayın yönünü belirler. Tespitsiz başlayan özel ders, öğretmenin sınıfta anlattığı konunun peşinden gitmek zorunda kalır ve öğrenci her hafta kendisi için hâlâ erken olan bir konuyu bir kez daha dinler. Dışarıdan ders çalışılıyor görünür, ilerleme olmaz.
Temeli baştan kurmak gerekiyorsa panik yapmayın; ortaokul matematiğinde geriye dönük kapatma işi düşünülenden hızlı ilerler, çünkü öğrenci konuyu ilk kez değil ikinci kez görüyordur. Ortaokul matematik temeli nasıl güçlendirilir yazısında bu sıralamayı adım adım anlattık.
Sınıf Sınıf Öncelikler
5. sınıfta öncelik sayı hissi ve dört işlem güvenidir. Bu yaşta hedef LGS değil, matematiğe karşı tutumun bozulmamasıdır. Haftada bir saatlik düzenli bir destek, ilkokuldan gelen küçük boşlukları büyümeden kapatır.
6. sınıfta kritik eşik kesirler, ondalık gösterim ve oran mantığıdır. Ortaokul matematiğinde en çok kalıcı hasar bu basamakta oluşur, çünkü sonrası tamamen bunun üstüne kurulur. Altıncı sınıfta kapatılan bir kesir eksiği, sekizinci sınıfta kapatılanın yarısı kadar emek ister.
7. sınıfta cebir başlar: harfle işlem yapmak, denklem kurmak, orantı problemlerini modellemek. Burada zorlanma çok yaygındır ve normaldir; ancak müdahale edilmezse sekizinci sınıfın yükü ikiye katlanır. Yedinci sınıfın neden bu kadar belirleyici olduğunu ayrı bir yazıda anlattık.
8. sınıfta iş iki başlıklıdır: eksik konuyu kapatmak ve sınav formatına uyum sağlamak. Bu sınıfta yalnızca konu anlatımına dayanan bir özel ders yetmez; deneme analizi, süre yönetimi ve yanlış defteri de sürecin parçası olmalıdır. Netlerin neden yerinde saydığını LGS matematik netleri neden artmıyor yazısında ele aldık.
Haftada Kaç Saat Matematik Dersi Yeter?
Yaygın yanılgı, ders saatini artırmanın ilerlemeyi hızlandıracağıdır. Matematikte belirleyici olan ders saati değil, dersler arasında çözülen soru sayısıdır. Haftada iki saat ders alıp aralarda hiç soru çözmeyen bir öğrenci, haftada bir saat ders alıp düzenli çalışan öğrencinin gerisinde kalır.
Pratikte işleyen düzen şudur: ara sınıflarda haftada bir saat; eksik büyükse ya da 8. sınıftaysa iki saat. Bunun üstü ancak öğrencinin ders dışı çalışma temposu gerçekten oturduysa anlamlıdır. Sınıfa ve ders sayısına göre ayrıntılı aralıkları haftada kaç saat özel ders gerekir yazısında bulabilirsiniz.
Verimi Düşüren Üç Hata
Birincisi, özel dersi ödev saatine çevirmek. Öğrencinin ertesi güne yetiştirmesi gereken ödevi derste birlikte yapmak kısa vadede rahatlatır ama dersin amacını yok eder. Ödev öğrencinin işi, ders öğrenmenin yeridir.
İkincisi, öğretmenin çözdüğü soruyu izlemek. Öğrencinin anladım demesi çoğu zaman anlatılan çözümü izleyebildiği anlamına gelir; kendi başına kalınca aynı soruyu yapamaz. İyi bir derste süre, öğrencinin kalemi elinde geçirdiği zamana göre ölçülür.
Üçüncüsü, ilerlemeyi yalnızca not üzerinden değerlendirmek. Yazılı notu okulun soru tarzına, konunun kolaylığına ve şansa göre dalgalanır. Daha güvenilir ölçüt, aynı konuda yapılan yanlış sayısının haftalar içinde azalmasıdır. Bu yüzden yanlış defteri tutmayan bir özel ders kendi etkisini ölçemez.
Online mı, Yüz Yüze mi?
Matematik, online özel derse en uygun derslerden biridir; çünkü belirleyici olan ortak bir yazma alanıdır. Öğrencinin çözümünü adım adım gördüğünüz bir dijital tahta, aynı masada oturmakla neredeyse aynı görüşü verir. Üstelik ders kaydı geri izlenebilir; bu, yüz yüze derste olmayan bir avantajdır.
Ulaşım süresinin ortadan kalkması da matematikte özellikle işe yarar, çünkü haftalık düzenin bozulmadan sürmesi bu derste her şeyden önemlidir. Karşılaştırmanın tamamını online özel ders mi yüz yüze mi yazısında yaptık.
Sonuç
Matematikte özel ders, doğru zamanda ve doğru noktadan başladığında ortaokulun en hızlı sonuç veren desteğidir. Belirleyici olan üç şey var: kopmanın nerede başladığını bulan bir tespit, dersler arasında düzenli soru çözümü ve ilerlemenin not yerine yanlış sayısıyla ölçülmesi. Bunlar olmadan artırılan ders saati yalnızca maliyeti büyütür. Arc Akademi olarak matematikte süreci ücretsiz seviye tespitiyle başlatıyor, hangi konuda kopulduğunu birlikte çıkarıyor ve birebir online derslerle o zinciri baştan örüyoruz. Özel ders sayfamızı inceleyebilir, fiyatlara buradan bakabilirsiniz.
Sıkça Sorulan Sorular
Matematik özel dersi hangi sınıfta başlamalı?
Sabit bir sınıf yok; işaretlere bakılır. Ancak kesirler, ondalık gösterim ve oran mantığının kurulduğu 6. sınıf en kritik eşiktir. Bu basamakta kapatılan bir eksik, 8. sınıfta kapatılanın yarısı kadar emek ister.
Haftada kaç saat matematik özel dersi yeterli olur?
Ara sınıflarda haftada bir saat, eksik büyükse veya 8. sınıfta iki saat çoğu öğrenci için yeterlidir. Belirleyici olan ders saati değil, dersler arasında düzenli soru çözülmesidir; aralarda çalışmayan öğrencide ders saatini artırmak sonucu değiştirmez.
Özel ders okulda işlenen konudan mı devam etmeli?
Her zaman değil. Öğrenci sınıftaki konuyu takip edemiyorsa önce zincirin koptuğu alt konu kapatılmalıdır. Yalnızca güncel konuyu takip eden bir ders, öğrenciye hâlâ erken olan bir konuyu ikinci kez dinletir ve ilerleme sağlamaz.
Özel dersin işe yaradığını nasıl anlarım?
Yazılı notu okulun soru tarzına göre dalgalandığı için tek başına güvenilir değildir. Daha sağlam ölçüt, aynı konuda yapılan yanlış sayısının haftalar içinde azalması ve öğrencinin çözdüğü sorunun adımlarını kendi cümleleriyle anlatabilmesidir.
Birebir özel ders desteği ister misiniz?
Uzman eğitmenlerimizle ortaokulun tüm derslerinde birebir özel ders imkânı sunuyoruz.
