Ortaokulda sık görülen bir paradoks var: desteğe en çok ihtiyacı olan öğrenci, genellikle en çok direnen öğrencidir. Notları düşmüş, konular birikmiş, evde gerginlik artmıştır; veli çözüm arar ve çocuk tek cümleyle kapatır: 'İstemiyorum.'
Bu cümleyi ısrarla karşılamak nadiren işe yarar. Çünkü 'istemiyorum' çoğu zaman tembellik değil, dört farklı şeyden birini söylemenin kısa yoludur.
'İstemiyorum' Cümlesinin Altındaki Dört Sebep
- Utanç: 'Demek ki ben aptalım.' Ortaokul çağındaki bir çocuk için destek almak, çoğu zaman yetersizliğin itirafı gibi hissedilir. Özellikle sınıfında ders alan arkadaşı yoksa bu his güçlenir.
- Zaman kaygısı: 'Zaten hiç boş vaktim yok.' Okul, ödev, kurs derken haftası dolu bir çocuk için yeni bir saat, elindeki son serbest zamanın da alınması demektir.
- Daha önceki kötü deneyim: Geçmişte alınmış ve işe yaramamış bir ders, sıkıcı bir kurs ya da azarlandığı bir etüt. Çocuk yeni öneriyi eskisinin devamı sanır.
- Otonomi: 'Bana sormadan karar verdiniz.' 11-14 yaş, kendi hayatına dair söz hakkı talebinin en yükseldiği dönemdir. Direnç, dersin kendisine değil, kararın veriliş biçiminedir.
Hangi sebebin geçerli olduğunu anlamanın yolu, ikna etmeye çalışmadan önce tek bir soru sormaktır: 'Ders almayı neden istemiyorsun?' Ardından cevabı kesmeden dinlemek.
Yanlış Giriş: Ceza Gibi Sunmak
En sık yapılan hata, desteği düşük notun sonucu olarak sunmaktır: 'Karne böyle geldiği için artık ders alacaksın.' Bu cümle, dersi bir yaptırıma dönüştürür. Yaptırım olarak algılanan bir derse giren öğrenci, orada öğrenmek için değil süreyi doldurmak için oturur.
İkinci yaygın hata, karşılaştırma: 'Kuzenin de alıyor, bak onun notları nasıl.' Bu cümle direnci artırmaktan başka bir işe yaramaz.
Üçüncüsü, süresiz taahhüt: 'Yıl boyunca devam edeceksin.' Ortaokul yaşındaki bir çocuk için yıl boyu süren bir zorunluluk, kabul edilemeyecek kadar uzun bir taahhüttür.
İşe Yarayan Konuşma
Üç adımda ilerliyor:
- Sorunu somutlaştırın, çocuğu değil: 'Sen matematikte kötüsün' yerine 'Son iki yazılıda kesirli sorularda puan kaybettin.' Birincisi kimliğe, ikincisi bir konuya işaret eder. Konuyla ilgili konuşmaya girmek, kimlikle ilgili konuşmadan çok daha kolaydır.
- Amacı not değil rahatlama olarak kurun: 'Notun 5 olsun' yerine 'Derste anlamadan oturmak yorucudur, o hissi azaltalım.' Ortaokul öğrencisinin gerçekten motive olduğu şey, sınıfta anlamamanın verdiği sıkışmanın azalmasıdır.
- Kararı paylaşın: 'Dört ders deneyelim, sonra birlikte karar verelim.' Sınırlı ve geri dönülebilir bir teklif, süresiz bir zorunluluktan çok daha kolay kabul edilir.
Deneme Süresi Teklifi
Direncin en hızlı çözüldüğü yöntem budur: küçük, tanımlı ve çıkışı olan bir başlangıç. Pratikte şöyle kurulur:
- Tek ders, tek konu: 'Sadece matematikteki şu konuyu kapatalım.'
- Sayılı hafta: iki ya da dört hafta. Süre bittiğinde gerçekten değerlendirin; taahhüt tutulmazsa bir daha hiçbir teklif kabul edilmez.
- Çocuğa ölçüt verin: 'Dört hafta sonra sen de karar vereceksin. Ölçüt şu olsun: derste anlamadığını söyleyebiliyor musun?'
İlk adım olarak ücretsiz bir tanışma görüşmesi, bu teklifi somutlaştırmanın en kolay yoludur; çocuk kimseyle çalışmaya başlamadan önce karşısındakiyle konuşmuş olur. Görüşmede nelere bakılacağını tanışma görüşmesi rehberimizde anlattık.
Direnç Sürüyorsa: Ders Değil Koçluk
Bazı öğrencilerde sorun konu değil, düzendir: ne çalışacağını bilememek, plan yapamamak, erteleme. Bu profilde konu anlatımı ısrarla dayatıldığında direnç artar, çünkü çocuk zaten 'anlamıyorum' demiyordur.
Bu durumda öğrenci koçluğu daha az dirençle karşılanır: haftalık plan, hedef ve takip; ders anlatımı değil. Ayrımı özel ders mi öğrenci koçluğu mu yazısında ve koçluk sayfamızda ayrıntılandırdık.
Başladıktan Sonra Direnç Devam Ederse
İlk iki-üç ders sonrasında hâlâ belirgin bir isteksizlik varsa, sebebi genellikle şu üçünden biridir: uyum tutmadı, ders seviyesi yanlış kuruldu (çok kolay ya da çok zor) ya da ders ödev saatine dönüştü.
Üçü de çözülebilir sorunlardır ve üçü de tek bir soruyla açığa çıkar: 'Derste en sıkıldığın an hangisi?' Çocuğun cevabı, planın nerede yanlış kurulduğunu gösterir. Bu tür tıkanmaların tam listesi için özel ders alıyor ama fayda görmüyorum.
Sonuç
Ortaokulda destek kararı, çocuğa rağmen alındığında nadiren tutar. Direnci kıran şey ısrar değil, üç unsurdur: sorunun somut ve kimlikten ayrı konuşulması, amacın not yerine rahatlama olarak kurulması ve kararın geri dönülebilir bir deneme süresiyle paylaşılması.
Son güncelleme: 16 Eylül 2026.
Sıkça Sorulan Sorular
Çocuğum özel ders istemiyorsa zorlamalı mıyım?
Zorlama genellikle süreyi doldurmaya oturan bir öğrenci üretir. Daha etkili yol, sorunu somut bir konu üzerinden konuşmak, amacı not yerine derste anlamamanın verdiği sıkışmayı azaltmak olarak kurmak ve kararı sınırlı bir deneme süresiyle paylaşmaktır. Dört haftalık tanımlı bir başlangıç, süresiz taahhütten çok daha kolay kabul edilir.
Çocuğum ders almayı utanç olarak görüyor, ne yapmalıyım?
Bu, ortaokulda en sık görülen direnç sebebidir. Yardımcı olan yaklaşım, desteği yetersizliğin sonucu değil belirli bir konunun kapatılması olarak sunmaktır: sen matematikte kötüsün yerine son iki yazılıda kesirli sorularda puan kaybettin. Konuya işaret eden cümle, kimliğe işaret eden cümleden çok daha az direnç üretir.
Ders istemiyor ama çalışma düzeni de yok. Ne önerilir?
Sorun konu anlatımı değil düzense, öğrenci koçluğu genellikle daha az dirençle karşılanır. Koçlukta haftalık plan, hedef belirleme ve takip vardır; konu anlatımı yoktur. Çocuk zaten anlamıyorum demiyorsa, ısrarla konu anlatımı dayatmak direnci artırır.
Çocuğunuz için doğru başlangıcı yapın
Ücretsiz deneme dersi ve danışmanlıkla çocuğunuza en uygun programı birlikte belirleyelim.
