Rehberlik

Çocuğum Okula Gitmek İstemiyor: Ortaokulda İsteksizliğin Altında Ne Var?

10 dk okumaArc Akademi

Eylül ayının ilk haftalarında en çok duyduğumuz cümlelerden biri şudur: sabah kalkmıyor, karnım ağrıyor diyor, çantasını hazırlamıyor, gitmek istemiyor. Veli çoğu zaman iki uçtan birine savrulur — ya tembellik diye bastırır ya da bir sorun var diye paniğe kapılır. Genellikle ikisi de doğru değildir.

Ortaokulda okul isteksizliği tek bir sebepten çıkmaz. Altında birbirine karışmış birkaç şey vardır ve hangisinin ağır bastığını bulmadan yapılan her müdahale ya işe yaramaz ya da durumu sertleştirir. Bu yazıda isteksizliğin ortaokulda en sık görülen dört kaynağını, sabah krizini büyütmeden yönetmenin yollarını ve durumun ne zaman ciddiye alınması gerektiğini anlatıyoruz.

İstemiyorum Ne Anlama Gelir?

On bir on dört yaş aralığındaki bir çocuk, rahatsızlığını nadiren doğru adıyla söyler. Matematik öğretmeninin tahtaya kaldırmasından çekiniyorsa bunu matematikten korkuyorum diye ifade etmez; okula gitmek istemiyorum der. Teneffüste kimseyle konuşamıyorsa okul sıkıcı der. Bir yazılıdan düşük almış ve durumu evde konuşmaktan çekiniyorsa karnım ağrıyor der.

Bu yüzden ilk iş, cümleyi olduğu gibi almak yerine arkasını açmaktır. Neden gitmek istemediğini doğrudan sormak çoğu zaman sonuç vermez, çünkü çocuğun kendisi de tam olarak bilmiyordur. Bunun yerine güne dair somut sorular daha çok bilgi verir: bugün hangi dersler vardı, teneffüste ne yaptın, kiminle oturdun, günün en kötü anı neydi. Somut sorular somut cevaplar getirir.

Bir de zamanlamaya bakın. İsteksizlik yılın hangi anında başladı: okul açıldığında mı, bir yazılıdan sonra mı, sınıf değişince mi, bir arkadaşlık kopunca mı? Başlangıç noktası sebebi çoğu zaman tek başına açıklar.

Ortaokulda İsteksizliğin Dört Yaygın Kaynağı

Birincisi akademik zorlanma. Özellikle 5 ve 6. sınıfta, ilkokuldaki tek öğretmen düzeninden yedi sekiz branş öğretmenine geçen çocuk ilk kez geride kalma hissini yaşar. Bir derste anlaşılmayan yer birikince önce o derse, sonra o günün tamamına, sonra okula karşı bir kaçınma oluşur. Bu kaynağın ayırt edici işareti şudur: isteksizlik belirli günlerde, belirli ders programlarında artar.

İkincisi sosyal taraf. Ortaokul, arkadaş gruplarının hızla kurulup dağıldığı bir dönemdir. Dışarıda kalmak, alay edilmek ya da sadece oturacak yer bulamamak bu yaşta akademik başarıdan daha ağır basar. Bu kaynağın işareti, şikâyetin teneffüs, yemekhane, servis gibi ders dışı zamanlara odaklanmasıdır.

Üçüncüsü uyku ve tempo. Yaz boyunca geç yatıp geç kalkan bir çocuk okulun ilk üç haftasında gerçekten yorgundur. Bu bahane değil fizyolojidir. Uyku düzeni oturmadan yapılan motivasyon konuşmaları havada kalır; bu konuyu ayrıca ele aldık: okul öncesi uyku düzeni nasıl sağlanır.

Dördüncüsü kaygı. Bazı çocuklarda okul isteksizliği doğrudan bir performans kaygısının dışa vurumudur. Yazılı öncesi mide bulantısı, sabah karın ağrısı, çarpıntı gibi bedensel belirtiler bu grupta belirgindir ve hafta sonu tamamen kaybolur. Hafta sonu kaybolup pazartesi geri gelen şikâyet, kaygının en net işaretidir.

Öğrenci Koçluğu
Düzenli koçluk desteğiyle verimi artırın
Nasıl işlediğini adım adım anlattık: ortaokul koçluğu
Bilgi Al

Sabah Krizini Büyütmeyen Üç Kural

Birincisi, sabah tartışma zamanı değildir. Saat yedi buçukta çocuğun okulu neden sevmediğini konuşmaya çalışmak hem geç kalmaya hem de günün kötü başlamasına yol açar. Sabahın tek hedefi vardır: çocuğu okula ulaştırmak. Konuşma akşama ertelenir.

İkincisi, pazarlık kapısı açık bırakılmaz. Bugün gitmezsen yarın telafi edersin türü esnemeler kısa vadede evi rahatlatır, uzun vadede kaçınmayı öğretir. Kaçınmanın rahatlattığını bir kez öğrenen çocuk ertesi hafta aynı yola daha kolay başvurur. Gerçek bir hastalık dışında devamsızlık kararını çocuk vermemelidir.

Üçüncüsü, güne dönüş yumuşak olur. Okuldan çıktığı ilk on dakikada nasıl geçti diye sorgulamak yerine çocuğu bırakın konuşsun. Çoğu çocuk arabaya bindiğinin on beşinci dakikasında, hiç sorulmadığı hâlde günün en kötü anını kendisi anlatır.

Ne Zaman Ciddiye Alınmalı?

İsteksizlik çoğu ailede birkaç hafta içinde kendiliğinden yumuşar. Ancak şu tabloya benzer bir durum varsa artık bir uzmanla konuşmanın zamanıdır: şikâyetler üç haftadan uzun sürüyorsa, bedensel belirtiler her sabah tekrarlayıp hafta sonu tamamen kayboluyorsa, çocuk okula gitmemek için ağlama ya da öfke krizine giriyorsa, ya da devamsızlık günleri birikmeye başladıysa.

Bu tabloya okul reddi denir ve bir disiplin sorunu değildir. Okul rehberlik servisi bu konuda ilk ve en erişilebilir adrestir. Birçok veli rehber öğretmenle görüşmenin ancak sorun büyüdüğünde yapılacak bir şey olduğunu sanır; oysa erken görüşme çok daha etkilidir ve size okuldaki gözlemleri de kazandırır.

Bir noktayı özellikle vurgulamak gerekir: okul reddi tablosunda akademik destek tek başına çözüm değildir. Önce kaçınmanın kaynağı ele alınır, akademik boşluk sonra kapatılır. Sıralamayı ters çevirmek çoğu zaman çocuğun üzerindeki yükü artırmaktan başka işe yaramaz.

Altında Eksik Ders Varsa

İsteksizliğin kaynağı akademikse tablo aslında daha kolaydır, çünkü ölçülebilir bir sorun vardır. Burada yapılacak iş, çocuğun hangi dersin hangi konusunda tıkandığını bulmak ve o boşluğu kapatmaktır. Notlara bakmak çoğu zaman yeterli değildir; not, konunun neresinde kopulduğunu söylemez.

Pratik bir yol şudur: son iki yazılıyı ve son bir ayın ödevlerini yan yana koyun, yanlışların hangi konuda toplandığına bakın. Çoğu öğrencide üç dört konu, yanlışların büyük kısmını açıklar. Çalışıyor göründüğü hâlde ilerlemeyen öğrenciyi ayrıca ele aldık: çocuğum ders çalışıyor ama notları yükselmiyor.

Bu boşluk kapandıkça derse girme isteği de döner. Sıra kendisine geldiğinde cevabı bilen çocuk o derse bir daha aynı gözle bakmaz. Birebir destek tam bu noktada işe yarar: sınıfta soru sormaya çekinen çocuk, karşısında tek bir kişi olduğunda çok daha rahat konuşur.

Veli Olarak Yapmamanız Gerekenler

Kardeşle ya da akranla karşılaştırmayın. Ablan senin yaşındayken şöyleydi cümlesi isteksizliği motivasyona çevirmez; sadece çocuğun kendini savunma ihtiyacını artırır.

Okulu ya da öğretmeni çocuğun yanında yargılamayın. Öğretmen zaten anlatmıyor demek anlık bir dayanışma hissi verir ama ertesi gün çocuğun o derse tutunmasını zorlaştırır. Öğretmenle ilgili gerçek bir sorun varsa bunun muhatabı çocuk değil okuldur.

Son olarak, hemen büyük kararlar almayın. İlk üç haftadaki isteksizlik nedeniyle okul değiştirmek, sınıf değiştirmek ya da programı baştan kurmak çoğu zaman erken ve gereksiz bir müdahaledir. Önce sebebi netleştirin, sonra karar verin.

Sonuç

Okula gitmek istemiyorum cümlesi ortaokulda tek bir şeyin değil, birkaç şeyin karışımının adıdır: anlaşılmayan bir ders, oturacak yer bulunamayan bir teneffüs, oturmamış bir uyku düzeni ya da bir kaygı. Doğru soru neden istemiyorsun değil, ne zaman başladı ve hangi günlerde artıyor sorusudur. Sabahları tartışmadan, kaçınmaya kapı açmadan ve gerekirse okul rehberliğiyle birlikte ilerlemek çoğu tabloyu birkaç haftada yumuşatır. Arc Akademi olarak isteksizliğin altında akademik bir boşluk olduğunu düşündüğünüz durumlarda ücretsiz seviye tespitiyle başlıyor, hangi derste nerede kopulduğunu birlikte çıkarıyor ve birebir online derslerle o boşluğu kapatıyoruz.

Sıkça Sorulan Sorular

Çocuğum okula gitmek istemiyorsa zorlamalı mıyım?

Gerçek bir hastalık yoksa okula gitmek pazarlık konusu olmamalıdır, çünkü kaçınmanın rahatlattığını öğrenen çocuk aynı yola daha sık başvurur. Ancak zorlamak ile sabah tartışması yürütmek farklı şeylerdir: sabahın tek hedefi çocuğu okula ulaştırmaktır, sebebi konuşmak akşama bırakılır.

Karın ağrısı gerçek mi, bahane mi?

İkisi de olabilir. Kaygıya bağlı karın ağrısı gerçekten hissedilen bir ağrıdır, uydurma değildir. Ayırt edici işaret şudur: şikâyet hafta içi sabahları tekrarlayıp hafta sonu tamamen kayboluyorsa büyük ihtimalle kaygı kaynaklıdır. Süreklilik varsa önce çocuk doktoruna görünmek doğru olur.

Rehber öğretmenle ne zaman görüşmeliyim?

Sorun büyüyene kadar beklemeyin. Şikâyetler üç haftadan uzun sürüyorsa, her sabah tekrarlıyorsa ya da devamsızlık birikmeye başladıysa okul rehberlik servisi ilk adrestir. Erken yapılan görüşme hem daha kolay sonuç verir hem de okuldaki gözlemleri öğrenmenizi sağlar.

İsteksizlik ders eksikliğinden mi kaynaklanıyor, nasıl anlarım?

İsteksizlik belirli günlerde ve belirli ders programlarında artıyorsa akademik kaynaklı olma ihtimali yüksektir. Son iki yazılıyı ve bir aylık ödevleri yan yana koyup yanlışların hangi konuda toplandığına bakmak, çoğu öğrencide sorunun yerini üç dört konuya indirir.

Arc Akademi  ·  Öğrenci Koçluğu

Düzenli koçluk desteğiyle verimi artırın

Haftalık koçluk görüşmeleriyle çalışma planı, motivasyon ve zaman yönetimi konularında birebir destek alın.